Ana Sayfa Hakkımda Forum Dosyalar Foto Galeri Ziyaretçi Defteri İletişim
Üye Girişi
Kategoriler
 
 Tefekkür
 Makaleler
 Vaazlar
 Sesli Vaazlar
 Hutbeler
 Konuşmalar
 Konferanslar
 Dualar
 Videolar
 Ramazan
 Sunucu Metinleri
 Hatıralarım
 Kutlu Doğum Haftası
 Yüksek Lisans Tezim
 Yurt Dışı Dokümanları
 Alıntı Yazılar
 Seminerler
 Belçika
 Teşekkür
 Cami dersleri
 Kişisel Gelişim
 Radyo Programları
 İnternet Sitelerim
 Web Tasarımı
 İslami Film İzle
 Yabancı Dil Öğreniyorum
 Fransızca Öğreniyorum
Linkler
 
 Hac Forumu
 Kutlu Doğum Haftası
 Hac Sitesi
 Vaaz Sitesi
 Avrupa Din Görevlisi
 Son Peygamber
 Mukabele Sitesi
 Kur'an-ı Kerim ve Meali
 Kur'an Okumaya Giriş
 Kur'an TV
 Prof.Dr. Hayrettin Karaman
 Mustafa İslamoğlu
 İslam Ülkeleri
 Hutbeler Sitesi
 La Louviere Namaz Vakitleri
 Genç Beyin Dergisi
 MBSTS
 Yecder
 Din Eğitimi İnteraktif Sitesi
 Yaz Kuran Kursu Dosyası
 Çocuk Gazetesi
Ziyaret Bilgileri
 
Aktif Ziyaretçi7
Bugün Toplam15
Toplam Ziyaret31034
 
Anket
 
İnternet Siteniz var mı?

İnternet Sitem var
İnternet Sitem Yok
Düşünüyorum
Kararsız

 
Site Haritası



 
 
Vaazsitesi.com
 
www.vaazsitesi.com

 

 
 
Örnek Nesil
 

 
Facebook Sayfam
 

 
Google Arama
 

 
Google Translate
 

 
 

Abdest ve Domuz Gribi

Abdest ve Domuz gribi

Sait ÇAMLICA

Domuz gribi hastalığı konuşulmaya başlandıktan sonra, televizyonlar da temizliğe daha çok dikkat edilmesi gerektiği ile ilgili reklamlar verilmeye başlandı. “Ellerinizi daha sık ve daha uzun süreli yıkayın” diyor herkes. “Temiz aile çocuğu hasta olmaz!” mesajı veriliyor. Bu reklamları medyada gördükçe, “Temizlik imandandır!” hadisini hatırlıyorum.

Abdest alırken ellerinizi kaç kez yıkadığınızı hiç düşündünüz mü? Reklamların etkisiyle olsa gerek, ilk defa abdest alırken ellerimizi ne kadar yıkadığımızı saydım. İsterseniz siz de sayın! Domuz gribine karşı elleri daha sık yıkama tedbiri, bana “Abdest üstüne abdest almak, nur üstüne nur gibidir!” hadisini hatırlattı. Rahmetli Onk. Dr. Haluk NURBAKİ Hocanın, “Namazın Sırları” adlı kitabında, abdestin insan sağlığına faydaları ile ilgili tespitleri çok çarpıcı. Bu tespitleri, hatırlamak ve hatırlatmakta fayda var.

Abdestin getirdiği tıbbi mucizeler

Abdestin Dolaşım Sistemine Verdiği Sağlık Nimetleri:

Özellikle ağız, burun ve boynun iki yanının ile teması, kafa kaidesinin etki ile beyin dolaşımını zenginleştirir.

Bu sayede kalp ve dolaşım basıncı rahatlayacak. Bu sayede beyin ve sinir sistemi tüm uyuşukluklarından kurtulacaktır. Bugün sinir yorgunluklarının tek doğal ilacı olarak da gusül tarzında genel yıkanma en sağlıklı tedavi usulüdür.

Daha incesi abdest alma alışkanlığı ile oruç ve namazın hayat boyu sağlığımıza verdiği kazancı beraber düşünürsek, ciltlerce kitapta saymakla bitiremeyiz.

Abdestin Korunma Sistemine Verdiği Sağlık Nîmetleri:

Korunma sistemimiz (mikroplara ve kansere karşı) bildiğimiz dolaşım sisteminden farklı; daha ince damar şebekesinden kurulu ayrı bir yapıya sahiptir. Bu sistem beyaz kan sistemi, ya da tıp ismi ile lenf sistemidir. Bu sistemin sağlıklı işlemesi de dolaşım sistemi kadar önemlidir. Üstelik lenf (beyaz kan) damarları kan damarlarından on defa daha incedir. Üşüttüğümüz zaman bir organda meydana gelen lenf damarı büzüşmeleri pek çok mikroplu hastalığın nedenidir (anjin, zâtürre, zâtülcenb vs.).

İşte abdest bu sistem için akıl almaz bir nîmettir. Onun kıldan ince damarlarını da esnek tutar. Hele bu sistemin özel merkezleri olan burun arkası ve boğazın sık sık yıkanması (gusül), korunma sistemimize yeniden güç ve hareketlenme kazandırır. Abdest ve guslün lenf sistemine kazandırdığı uyarı, tüm hastalıklar, hatta kanser gibi konularda fevkalâde ciddi yarar sağlar.

Abdestin Vücudun Statik Elektriğini Giderici Etkisi:

Tüm hücreler çevresinde belli bir statik elektrik vardır. Ancak vücudun tümü bu statik elektriğin olumlu dengesi içindedir. Bunu his dahi etmeyiz. Ne var ki, gerek havada artan iyonlar, gerek özellikle çağımızda bir mesele olan plastik giysiler, vücudun dış yüzünde elektron artmasına neden olur. Bu olay dıştan içe doğru bizi etkilemektedir. Özellikle sinir sistemi üzerinde ciddi rahatsızlıklar yaratır. Bir önemli etki de deri üzerindedir. Bahis konusu olan elektron artışı deri altındaki çok minik kasları yorar ve onların vaktinden önce esnekliklerinin kaybolmasına neden olur ki; bu sonuç yüzde kırışmaların baş nedenidir. Vücut kırışma ve sarkmaları da bu statik elektrikle yakından ilgilidir.

Eskiden beri tedavi edici etkisine inanılan ve günümüzde pek moda olan akupunktur bu statik elektriği dışarı atmanın bir tarzıdır.

Vücudun statik elektriğinin aşırısını dışarı atmanın iki yolu vardır. Ya çıplak el ve ayakla toprağı elleyerek bir nevi toprak hattı yapmak. Ya da su ile yıkanarak bu elektronları dışarı aktarmak.

Size daha ilginç bir açıklama yapacağım. Abdest almada bu amaca özellikle dikkat edilmiştir. Bakın nasıl:

1) Su olmadığı zaman yapılan teyemmüm de tam bir elektron boşalmasıdır.

2) Durgun su, güneşte ısınmış su ve kullanılmış su ile abdest olmaz. Bunun bilimsel hikmeti: Bu tarz sular iyonizosyonunu kaybettiğinden, elektron boşaltma kabiliyetini yitirir.

3) Baş mesh edilmesi saçlardaki elektronları atmaktadır. Şu halde abdest, elektronları en tabii yoldan boşaltarak:

Yüze ve genelde derimize zindelik, güzellik verir. Çocukluğundan beri abdest alan nur yüzlü nineler bu sırra ermiştir. Sinirsel gerginliklerimizi, eklem ağrılarımızı yok eden ilâhi bir reçetedir. İnanınız gün gelecek aklı başında herkes abdest alacaktır.

* * * * * *

Mikroplara karşı abdest silahı!

Hasta olan çocuk, ilaç kullanmak veya iğne vurulmak istemeyince, yavrusunu çok seven anne baba ne yapar? “Çocuğum istemiyorsa içmesin!” diyen bir annenin evladına sevgisini herkes sorgular. “İçmek istesen de istemesen de bu ilacı içecek, bu iğneyi vurulacaksın!” der anne. Çünkü evladının daha büyük acı çekmesini, daha kötü hastalıklara yakalanmasını istemez.

Abdest almanın faydalarını tekrar okuyunca, “Allah’ım, sen bizi ne kadar çok seviyorsun öyle. Bizi her türlü hastalıktan, mikroptan korumak için abdest ve namazı emretmen, bize olan sevginin en güzel ispatlarından birisi” diye düşündüm.   

“Abdest Müminin silahıdır!” hadisi üzerine, yukarıda ki bilgiler doğrultusunda tekrar düşünmek gerek. Bulaşıcı mikroplara, salgın hastalıklara karşı insanı en iyi koruyacak silah, sık sık abdest almak olamaz mı?

Abdest almak, sadece manevi bir kalkan değil, aynı zamanda maddi bir kalkandır. Abdest almak, bulaşıcı mikroplara karşı insanı koruyan en etkili “aşı”lardan birisidir.

“Domuzdan post, gavurdan dost olmaz!” atasözü, içimize o kadar çok işlemiş ki, birçoğumuz batıdan gelen ilaçlara şüpheyle bakıyoruz. Domuz gribine karşı kullanılacak olan aşıların, sağlığa etkisiyle ilgili bir yorum yapacak değilim. Ancak biz, hem kendimize hem çevremize abdest aşısını daha iyi anlatabilmeliyiz.

Bizde Avrupa’ya abdest aşısı mı göndersek?

Kaynak: Sait Çamlıca internet sitesi



Paylaş |                                                  Yorum Yaz - Arşiv      218 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Tefekkür
 
Vehbi Akşit
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi

 
Döviz Bilgileri
 
Kur Alış Satış
Dolar 1.4960 1.5060
Euro 1.9250 1.9400
 
Saat
 
 
İmam ve Müezzin
 
 
Gazeteler-TV
 
manşetler


 
Esmaül hüsna
 

 

 
 
Darul Kitap
 

 
Kuran Elif Bası
 
 

 
 
Namaz Dua ve Sureleri
 
 
Gülen Elif-Bâ
 
 
Yardım Dernekleri
 

Kimse Yok Mu Derneği

İHH İnsani Yardım Vakfı

Deniz Feneri Derneği

Cansuyu Derneği


 
Vaaz Sitesi
 
 
Sesli Kuran
 
Sesli Kuran :: Dünya Dillerinde Kuran-ı Kerim Mealleri

 
Kur'an'ın Anlamıyla Buluşmak
 
 
Uymazsan Trafige
 
 
La Louviere İmsakiye
 

 
  Ana Sayfa   Hakkımda   Forum   Dosyalar   Foto Galeri   Ziyaretçi Defteri   iletişim
Web dizayn: Vehbi AKŞİT