• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/vehbiaksit
  • https://plus.google.com/u/0/?partnerid=gplp0
  • https://www.twitter.com/vehbiaksit
VEHBİ AKŞİT
Kategoriler
Site Haritası
Örnek Nesil
Saat
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.95663.9724
Euro4.65144.6701
Aile Hayatı

Fransızca Site
İngilizce Öğreniyorum
Kaleiçi Camii sanal tur
Adım Adım Hac

Din Görevlilerinin ve Camilerin Modernleşen Toplumda Değişen Rolleri

Din Görevlilerinin ve Camilerin  Modernleşen Toplumda Değişen Rolleri.

 

Bu gün dünya ile birlikte ülkemizde hızlı bir değişme süreci içerisindedir. Değişim ülkemiz insanının yaşadığı mekanda, gelir durumunda, eğitim seviyesinde, üretim ve tüketim alışkanlıklarında, iletişimde, ailede ve hayatın her alanında kendisini göstermektedir. Toplum eskiye oranla daha çok bilim ve teknoloji doğrultusunda organize olmakta ve daha kompleks bir hale gelmektedir. İnsanlar daha çok mantıki ilişkilere yönelmekte eskinin geleneksel, duygu temelli davranışları azalmaktadır. İnsanların kendilerine örnek aldıkları insan tipleride değişmektedir.

Avrupa ve Amerika da uzun ve yavaş bir süreç alan toplumsal değişim ve buna göre sosyal barışı ve nizamı tesis tedricen gerçekleşmiş ve bu süreçte dini kurumlar değişim sürecine katılmışlardır.

Ülkemizdeki şehirleşme, eğitim seviyesinin yükselmesi, milli gelirdeki artış gibi unsurlar sürekli bir modernleşmenin varlığını göstermektedir. Hızlı bir şekilde modernleşen toplumlarda gerek mesleki gerekse sosyal roller de sık değişmektedir. Bu değişime uygun davranamayan Kurumlar ve bireyler ya gittikçe önemsizleşmekte veya tamamen yok olmaktadır.

 

Bu mülahazalar ışığı altında kurum olarak Camilerin ve din Görevlilerinin toplumdaki önemini muhafaza edebilmeleri ve temsil ettikleri misyonun varlığını sürdürebilmesi toplumsal değişim karşısındaki tutumları ile yakından ilgilidir. Bu değişimin gerçekleşmesi ise bazı faktörlere ve dengelere bağlıdır. Bu açıdan resmi din kurumu olan Başkanlığın Cami ve Cami Görevlileri konseptinde  değişikliklere gitmesi kaçınılmazdır.

 

Modern dünyada müntesiplerinin sadece ibadet ihtiyacını karşılayarak yaşayan bir din Kurumu bilinmemektedir. Dini Kurumlar değişimin yıkıcı etkisinden kendilerine yeni hizmet alanları açarak, topluma neden gerekli olduklarını hizmet üreterek göstermişler ve maddi manevi ihtiyaç sahibi insanların ayağına hizmet götürerek varlıklarını muhafaza edebilmişlerdir.

 

 Bu güne kadar Anayasa ve kanunların verdiği güçle varlığını sürdüren ve görevini ifa eden Başkanlığın Avrupa Birliği sürecinde çeşitli yapısal, idari ve fikri sorunlarla karşılaşacağı beklenmektedir. Bu sorunların çözümünde Kurumun dini karakteri yanında sosyal hizmet üretme ve bunun için imkanlarını seferber etme kabiliyeti belirleyici olacaktır. Kurumun modern toplum şartlarında yaşayan insanlara sosyal hizmet üretebilmesi idari, mali ve hukuki bazı düzenlemeleri icap ettirmektedir.  Bu tür bir faaliyetin Başkanlık Merkezini, Müftülükleri, Camileri ve Cami Görevlilerini ilgilendiren boyutları vardır.

 

Camilerin ve Din Görevlilerinin tarihte bu günkü konumlarına göre çok farklı görevler icra ettikleri bilinmektedir. İslam ın ilk dönemlerinden itibaren Camiler eğitim-öğretim, mahkeme, misafirhane, resmi daire gibi fonksiyonlar icra etmişlerdir. Osmanlı toplum örgütlenmesinde de Camilerin çeşitli fonksiyonlarını devam ettirdikleri bilinmektedir. Gerek şehirlerde gerekse diğer yerleşim alanlarında Cami merkezli bir şehir mimarisi ve sosyal hayat organizasyonu  ülkenin karakteristik özelliklerinden sayılmaktadır.

 

Cumhuriyetle birlikte resmi ve sivil örgütlerin toplumsal işlevleri ve fonksiyonları yeniden tanımlanmıştır. Cumhuriyetin ilanı ile kabul edilen Anayasa ve çıkarılan kanunlar bu tanımlamanın birer hukuki metinleridir. Modern bir toplum ve devlet kurmayı amaçlayan yeni düzende uygulamaya konan modernleşme projesi çerçevesinde Camilerin çeşitli sosyal görevleri diğer devlet kurumlarına verilmiş, Cami Görevlilerinin fonksiyonları da ibadetleri yönetmekle sınırlandırılmıştır.  Cumhuriyetin ilk yıllarındaki sosyal şartlar itibariyle takip edilen politikanın anlaşılabilir gerekçelere dayanıyordu

. Ancak bugünkü şartlar açısından Türkiyedeki Anayasal düzene karşı Cami ve Din Görevlileri merkezli bir muhalefet hareketinden bahsetmek mümkün değildir. Toplumun modernleşmesine paralel olarak  oluşturulan idari, hukuki, sosyal ve siyasi yapı Dini kaynaklı muhalefetten etkilenmeyecek kadar kuvvetlenmiştir.

 

Bu sebeplerden dolayı birer dini müessese olarak Camiler ile Din Görevlilerinin fonksiyonlarının özellikle şehirlerde ve büyük ilçelerde yeniden tanımlanması zarureti hasıl olmuştur. Bu tanımlamada ülkemiz içinde yaşanan Göç hareketleri, yükselen eğitim seviyesi, artan gelir, değişen yaşam tarzı, şehirleşmenin ortaya çıkardığı sosyal problemler, resmi ve sivil kurumlarla işbirliği gibi hususlar göz önüne alınmalıdır.

Bu bağlamda özellikle göç alan şehirlerdeki Camilerimizin çevre ile irtibatı sadece namaz kılınan yer olmakla sınırlı kalmamalıdır. İnsanların Camiye geliş amaçlarında bir farklılık meydana gelebilmesi için çevrede yaşayan insanların sorunlarının çözümüne mütevazi katkı yapmak önemlidir. Halkımızın ibadet ihtiyacını karşıladıktan sonra üstlenebileceği konularla ilgili olarak aşağıdaki tekliflerin en azından yeterli alt yapısı olan Camilerde denenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

 

1. Yeterli alt yapısı olan Camiler birer Halk Eğitim Merkezi olarak düşünülmelidir. Bu günkü şehir hayatı içerisinde ailelerin çocuk yetiştirme, eğitim, sağlık, güvenlik gibi konularda yardıma ihtiyaçları vardır. Bu ve daha özel alanlarda Türkiyede yetişmiş insanlardan istifade ederek Müftülüklerle işbirliği halinde Cami çevresinde yaşayan insanlara bilgilendirme programları uygulanmalıdır. Bu faaliyetler için Cami çevresinden gönüllü çalışma Grupları oluşturulabilir.

2.Camiler Çocuklara, Gençlere ve Kadınlara da hitap edebilmelidir. Bunun için Cami Dernekleri bünyesinde kadın kolları oluşturulmalı, Camilerin müştemilatı içerisinde kadınlar için faaliyet alanları ayrılmalıdır. Buralar marifetiyle çevredeki kadınlara yönelik  kültür ve eğitim hizmeti yapılabilmelidir.

3.Camiler bünyesinde mahalle çocukları içinde bir Kütüphane, mümkün olan yerlerde bilgisayar ve internet imkanı sağlanmalıdır. Bu suretle çocukların camiler ve din görevlileri ile ve din ile çok pozitif ilişki kurabilmeleri sağlanmış olacaktır.

4.Camilere devam eden çekirdek Cemaat Grubu bilindiği gibi yaşlı ve emekli insanlardan meydana gelmektedir. Zamanını geçirecek değişik alternatiflerden yoksun olan bu kimselere Camiler bünyesinde rahat edebilecekleri, itilip kakılmadan oturup sohbet edebilecekleri, istedikleri zaman çay kahve içebilecekleri bir yer temin etmek, burasını bu insanların kullanımına hazır halde bulundurmak, onlar için çok önemli bir hayat yardımıdır. Emeklilik ve yaşlılık durumunun insanlar üzerindeki etkilerini anlamaya çalışmak, onların ufak tefek kusurlarını hoş görmek, görevlilerimizin yapmaları gereken bir insani vecibe olarak bugün daha da önemli hale gelmiştir.

 

Bugünkü toplumsal şartlar muvacehesinde Cami Görevlilerimiz ise İmamet ve Hitabet görevi yanında şu konularda daha aktif olabilirler.

1. Görevlilerimiz ilk önce her gün muhatap oldukları çekirdek cami cemaatini iyi tanımalıdırlar. Buradaki tanımadan maksat ismen veya şahsen kişileri bilmek değildir. Kişinin geldiği yeri, eğitimini, mesleğini, ailesini, ekonomik durumunu, özel ilgilerini ve problemlerini bilmektir. Bu amaçla Görevlilerimiz cemaati tanıma formu geliştirebilirler. Bunun yararı, her gün beraber olunan insanlara onların hassasiyetlerine göre davranabilme ve onlarla karşılıklı saygıya dayalı bir ilişki tesis edebilmek olarak görülecektir.

2.Bu konuda ikinci önemli kriter Cuma Cemaatini tanımaktır. Cuma cemaati genellikle o mahallede oturan ve çalışan insanlardır. Din Görevlisinin bulunduğu çevredeki iş hayatından, iş hayatının sorunlarından haberdar olması gerekir. Bu sebeple din görevlilerinin çevre haritası çıkarmaları, çevrelerinde hangi iş yerleri ve ticari müesseselerinin bulunduğunu tesbit etmeleri gerekir. Bu bilgilere göre Cami Görevlilerimiz cemaate tavsiyede bulunurken, kime neyi tavsiye edeceğini bilebilecektir.

3. Cami Görevlilerinin bu konuda tesbit etmeleri gereken üçüncü grup, o mahalde oturan ailelerle ilgili bilgilerdir. Mahalle İmam-Hatibi olmaları itibariyle her an kendileri ile karşılaşabileceği, evlerine misafir olabileceği kimseler olarak çevrede oturan ailelerin menşei, eğitim seviyesi, gelir durumu, tespit edebiliyorsa ailevi sorunları, komşuları ile ilişkiler açısından ailelere ait bilgilerde Cami Görevlilerinin bu kimselerle doğru ilişki kurabilmeleri açısından önemlidir.

4. Bir Cami Görevlisinin çevresinde sosyal bir figür olarak rol oynayabilmesinin diğer bir önemli şartı da  çevresindeki resmi Kurumlarla olumlu diyalog kurmasıdır. Her mahallede okul, karakol, Belediye, Muhtarlık, çocuk yuvası, huzurevi, öğrenci yurdu ve okullar bulunmaktadır. Bu müesseseler birer sosyal hizmet birimleridir. Cami görevlilerinin bu merkezlerden ve faaliyetlerinden haberdar olmaları, karşılıklı yardımlaşmayı ve cemaat içerisindeki yardıma muhtaç insanların buralardan istifade edebilmelerini sağlar.

5. Cami Görevlilerimiz çevrelerinde yaşayan insanların yaşantısına gerekli zamanlarda eşlik edebilmelidirler. İnsanlar doğum, evlenme, hastalık, ölüm anlarında, büyük başarılar elde ettiklerinde veya büyük zararlara uğrayıp iflas ettiklerinde, hayatlarını ilgilendiren önemli kararlar arifesinde,  çeşitli ailevi sorunları olduğu zamanlarda etrafında güvenebileceği insanlar ararlar. Bir Cami görevlisinin mahalle sakinlerinin bu zamanlarını gözetip onlarla kriz anlarında ilgilenmesi, teskin ve taziye etmesi, iyi günlerinde sevinçlerine ortak olması, cami imamlığı yanında mahallede önemli ve faydalı bir kişilik haline geldiğinin bir göstergesidir.

6. Cami Görevlileri çevrede yaşayan insanların rahat ulaşabilecekleri kimseler olmalıdır. İnsanların her türlü derdini anlatabileceği sır saklayan, güvenilir bir karaktere sahip olmalıdırlar.

7. Cami Görevlilerimiz toplumun geçirdiği değişikliğinde farkında olmalıdırlar. Bu gün Türkiye de okullaşma oranı çok yükselmektedir. Şehirlerde okuma yazma bilmeyen hemen hemen yok gibidir. Diğer taraftan üniversite mezunu, meslek sahibi hatta yabancı dil bilen  

insanların sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu olguyu göz ardı ederek imam-hatiplerimizin eski usul insanların hayatına sınırlama getiren, kendin göre norm koyan, kişileri yargılayan, onları mahkum eden tavır sergilenmemelidir. Bu gün Türkiye nin toplumsal yapısı eskiye göre kıyaslanamayacak tarzda karmaşık bir organizasyona sahiptir. Devlete ve özel kuruluşlara ait çok sayıda kurum toplumun yararı için çalışır. Okullar, Üniversiteler, Mahkemeler, Ticari Kuruluşlar, Meslek Kuruluşları ve diğerleri modern toplum düzeninin vazgeçilmez öğeleridir. Bu Kurumların yetki ve hizmet alanına giren konularda insanları buralara yönlendirmek, buralardan hizmet almalarını sağlamak gerekir. Cami Görevlilerimizin çevresindeki  insanlara yapacakları en önemli hizmetlerden biriside bu olmalıdır.

 

Camiler ve Cami Görevlileri ile ilgili bu düşünceler özellikle Büyükşehirlerde yeterli alt yapısı olan ve bu faaliyetlere yatkınlığı bulunan Cami Görevlilerinin olduğu yerlerde deneme mahiyetinde başlatılabilir. Projede görev almada gönüllülük esas alınmalıdır. 

Yorumlar - Yorum Yaz


Hadislerle İslam
Günlük Program
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi12
Bugün Toplam567
Toplam Ziyaret1653101

Uymazsan Trafige

Dini Bilgiler
Google Translate
Her Güne Bir Ayet ve Hadis

30 Cüz ve Mesajlar
Siyer Araştırmaları Merkezi



İslam Ansiklopedisi
Hava Durumu
Anlık
Yarın
13° 15° 8°
Diyanet Namaz Sitesi
Diyanet PDF
Kuran Elif Bası